Hüseyin Özkaraman, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski CHP Eyüpsultan İlçe Başkanı Safi Karayalçın’ın durumunu ele aldı. Suçlamalardaki zamanlama ve delillere vurgu yapan Özkaraman, Karayalçın’ın sağlık durumu göz önünde bulundurularak tutukluluğunun yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Hüseyin Özkaraman’ın yazısı şu şekilde:
Bana bir mektup gönderen hemşehrim, yol arkadaşım ve CHP Eyüpsultan İlçe Başkanlığı görevinde bulunmuş olan Safi Karayalçın’ın yaşadığı durumu dikkatlice inceledim. Bu yazıyı bir dostluk ilişkisi gereği değil, adalet duygusuna ve hukuk devletine olan inancım çerçevesinde kaleme alıyorum.
Bugün Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Safi Karayalçın, 68 yaşında, ciddi kalp rahatsızlıkları taşıyan, altı stent bulunan ve kronik kalp yetmezliği ile mücadele eden bir vatandaştır. Böyle ağır sağlık sorunları yaşayan bir bireyin özgürlüğünden yoksun bırakılması kadar, bu tutukluluğun dayandığı gerekçeler de kamu vicdanında sorgulanmayı gerektirir.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, suçlamanın büyük ölçüde tek bir kişinin beyanına dayandığı anlaşılmaktadır. Oysa iddia edilen ihale Nisan 2023 tarihinde gerçekleştirilmiş ve CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ise Kasım 2023’te yapılmıştır. İhale tarihindeki kurultay süreci başlamamış, delegeler belirlenmemiş ve genel başkan adaylıkları da ortaya çıkmamıştır. Bu sebeple, aylar sonra gerçekleşecek bir kurultayda kullanılacak bir oy karşılığında ihale verildiği iddiasının ciddi şekilde sorgulanması şarttır.
Daha da dikkat çekici olan ise söz konusu ihalenin Karayalçın’a herhangi bir menfaat sağlamadığı yönündeki iddialardır. Aksine, yaptığı işin bedelini almak için yıllardır hukuki mücadelesini sürdürdüğü ve dava ile icra süreçlerine başvurduğu bilinmektedir. Eğer ortada bir ödül ya da ayrıcalık varsa, bunun neden yıllarca tahsil edilemeyen bir alacak haline dönüştüğü sorusunun da yanıtlanması gerekir.
Kesinlikle suçluluğa ya da suçsuzluğa karar verecek olan bağımsız mahkemelerdir. Ancak hukuk devletlerinde tutuklama ceza değil; istisnai bir koruma tedbiridir. Kaçma şüphesi olmayan, delilleri kararttığına dair somut bulgular bulunmayan, sabıkasız ve ağır sağlık sorunları yaşayan biri için uzun süreli tutukluluğun ölçülülük ilkesi açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Hukukun temel ilkesi nettir: Suçluluğu kesin hükümle sabit oluncaya dek herkes masumdur. Adaletin görevi peşin hüküm vermek değil; maddi gerçeği açığa çıkarmaktır.
Bu nedenle çağrım herhangi bir ayrıcalık talebi değildir. Talebim dosyanın önyargılardan uzak; somut deliller, belgeler ve hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ele alınmasıdır. Sağlık durumu dikkate alınarak tutukluluğun yeniden gözden geçirilmesi hem hukukun hem de vicdanın gereğidir.
Çünkü adalet geciktiğinde sadece bir insan mağdur olmaz; toplumun hukuka olan güveni de zedelenir.
Gerçekler incelensin.
Belgeler değerlendirilsin.
Hukuk işletilsin.
Ve adalet daha fazla gecikmeden yerini bulsun.
The post Hüseyin Özkahraman yazdı: Adalet Gecikirse, Vicdan Yaralanır first appeared on .